Marmara Depremi’nin Yıldönümü: Unutulmaz Acılar
17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve merkezi Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan Marmara Depremi, üzerinden 27 yıl geçmiş olmasına rağmen yaralarını hala sarmaya çalışan ailelerin hikayeleriyle hatırlanıyor. O gece yaşanan travma, kaybolanları arayan birçok anne, baba ve ailenin unutulmaz acılarını barındırıyor. Bu hikayelerden biri de Emine Cebeci’nin, oğlu Serkan’ın kaybına dair uzun yıllar süren mücadelesidir.
Acının Ortasında Hayatta Kalma Mücadelesi
Deprem gecesi, oğlu Serkan ile birlikte enkaz altında kalan Emine Cebeci, tam 16 saat boyunca kurtarılmayı bekledi. Cebeci, bu süreçte oğlunun sesini duymanın kendisine bir umut verdiğini fakat her geçen saatin acısını artırdığını vurguladı. Çocuğu Serkan, kendisinden 3 saat önce enkazdan sağ çıkarıldı ancak hastanede kayboldu. Cebeci, deprem sonrası yapılan kurtarma çalışmalarındaki yetersizliklerin birçok hayatı riske attığını, bu durumun kendisini derin bir çaresizliğe sürüklediğini söyledi.
Serkan’ın Kaybı ve Uzun Arayış
Serkan, depremin meydana gelmesinden yaklaşık 13 saat sonra kurtarılmıştı ve o anda annesi Emine Cebeci büyük bir sevinç yaşadı. Ancak bu sevinç, oğlunun hastaneden kaybolmasıyla yerini derin bir üzüntüye bıraktı. Cebeci, hastaneye döndüğünde karşılaştığı kayıplar listesinin kendisini daha da umutsuz hale getirdiğini ifade etti. Olay sonrası geçen yıllar boyunca, sürekli olarak hastaneleri, morgları ve kayıp şahıslar için yapılan çalışmaların yürütüldüğü yerleri dolaştı.
Hukuki Mücadele ve Kesin Sonuç
Emine Cebeci, oğlu Serkan’ın akıbetini öğrenmek için uzun bir hukuk mücadelesine girişti. Deprem sonrasında 18 kimsesiz cesedinin defnedildiği bilgisine ulaşan Cebeci, bu mezarların açılması için yıllarca süren bir çaba gösterdi. Sonunda, 18 mezarın açılmasına yönelik mahkeme kararı almayı başardı. Ve acı bir gerçek olarak Serkan’ın mezarının orada olduğunu öğrendi. Cebeci, mezarların sadece kendi kaybı için açılmadığını, diğer kayıpların ailelerine de ulaşabilmesi için bu mücadeleyi verdiğini belirtti, ancak sonunda oğlunu kaybetmenin acısı ile yüzleşmek zorunda kaldı.
Yıllarca Sürülen Belirsizlik ve Annesinin Umudu
Olayın ardından geçen 27 yıl boyunca acısı dinmeyen Cebeci, hâlâ oğlu Serkan’ı sağ olarak kaybetmediğini düşünerek yaşadığını ifade ediyor. “Çocuğumu sağ olarak göndermiştim, şimdiye kadar onu her yerde bulmaya çalıştım,” diyerek yıllar boyu süren umut dolu arayışını özetliyor. Halâ kapısını kapatmadığını, her an bir ses ve haber beklediğini dile getiriyor. Bu trajik hikâye, Marmara Depremi’nin sadece fiziksel zararlarla değil, aynı zamanda ruhsal yaralarla da sınırlı olmadığını gözler önüne seriyor.