1856’da Başlayan İlginç Serüven
Amerikan tarihinin en sıra dışı hikâyelerinden biri olan Hacı Ali’nin öyküsü, 1856 yılında İzmir’de başlıyor. O dönem Amerikan otoriteleri, batıda yaşanan ulaşım ve lojistik sorunlarına çözüm arayışındaydılar. Geleneksel ulaşım yöntemlerinin yetersiz kalması üzerine, Osmanlı coğrafyasına yönelen Amerikan yönetimi, bu bölgede deve temin etmeye karar verdi. USS Supply isimli gemi ile İzmir’e gelen yetkililer, çeşitli deve alımları gerçekleştirdiler. Hacı Ali, bu develerin bakımı ve eğitimi için seçilen isimlerden biri oldu ve böylelikle hayatı, binlerce kilometre uzakta, Amerika’nın çöl bölgelerine uzanan bir yolculuğa dönüşmeye başladı.
Hi Jolly: Develerin Eğitmeni
İzmir’den yola çıkan Hacı Ali, develerle birlikte Atlas Okyanusu’nu geçerek Amerika’ya ulaştı. Burada Amerikan ordusunun geliştirdiği deve projesinde büyük bir rol üstlendi. Hacı Ali, sıcak ve kurak bölgelerde düzenlenen keşif seferlerinde develeri eğiterek, onların kullanımını sağladı. Ancak Amerikalıların, Hacı Ali ismini telaffuz edemedikleri için kendisine “Hi Jolly” adı verdikleri de önemli bir ayrıntı. Bu isim, hızla Hacı Ali’nin yeni kimliği haline geldi ve onun efsanesini pekiştirdi.
Arizona’da Bir Anıt ve Hatırası
Amerikan iç savaşının başladıktan sonra, deve projesi sona erdi; ancak Hacı Ali, Amerika’da kalmayı tercih etti ve madencilik gibi çeşitli işler yaparak hayatını sürdürdü. 1880’de Amerikan vatandaşı olarak yeni bir kimliğe büründü. Hacı Ali, yaşamının son yıllarını Arizona’nın Quartzsite bölgesinde geçirdi ve 1902’de vefat etti. Onun mezarının üzerine yapılan piramit şeklindeki anıt, 1935 yılında inşa edildi ve tepesine yerleştirilen bakır deve ile Hacı Ali’nin hatırasını yaşatmaya devam ediyor.
Hi Jolly Festivali ve İzmir’in Önemi
Günümüzde, Hacı Ali’nin anıtı, Quartzsite bölgesinin sembollerinden biri olarak öne çıkıyor. Her yıl düzenlen Hi Jolly Festivali sayesinde, Hacı Ali’nin hikâyesi yeniden anılıyor ve insanların ilgisini çekmeye devam ediyor. Ayrıca İzmir açısından da Hacı Ali’nin öyküsü, kentin tarihsel zenginliklerini ve ticari geçmişinde önemli bir yere sahip olmasını yansıtıyor. Bir zamanlar Smyrna adıyla bilinen bu şehir, Hacı Ali aracılığıyla Amerika’ya ulaşan kültürel ve ticari bağların mihenk taşlarından birini oluşturuyor.